Çare, bir sonuç elde etmek için engelleri kaldırmak, sorunları gidermek için uygulanan bir yöntem ya da arayıştır. Yeryüzünde şüphesiz her şeyin bir çaresi vardır.
Yeter ki çareyi nerede, nasıl, ne şekilde arayacağımızı bilelim. Kendimiz çare bulamazsak mutlak bir bilene sormak daha uygun olacaktır.
Hem Atalarımız ne güzel söylemişler '' Bin Bilsende Bir Bilene Sor '' diye.
Bazı durumlar vardır ki çare bulamayız. Kendi içimizde bocalar dururuz. Kafamız karışır ne yapacağımızı şaşırırız ki Allah kimseyi şaşırtmasın ! İşte bu şaşkınlık içinde doğru bildiklerimizi de unutur hatalar yapmaya başlarız. Zamanla öyle hatalar öyle yanlışlar yaparız ki bütün bu hataları herkes görür fark ederde yalnız biz fark edemeyiz. Artık hatalarımız söylediğimiz yalanlara benzer. Kendimiz bile yaptığımız hataları doğru bulur, yanlışlarımızı doğru olarak kabul ederiz. Hatta işi o kadar ileri götürürüz ki kendi yanlışlarımızı artık etrafımıza haklı çıkacağımız şekilde, herşeyin doğrusuymuş gibi anlatırız.
Öyle sunumlar yaparız ki karşımızdakilerin etkilenmemesi söz konusu bile olamaz. Üstelik bir de ağzımız laf yapıyorsa değmeyin keyfimize. Artık herşeyin yoluna girdiğini düşünür eksiklerimizi unutur, kendimizi yıllar önceki bilgilerimizle piyasada en üst seviyede hatta çok çok saygın bir seviyede görürürüz. Zaman zaman rakipsiz bazı zamanlar ise süperman olur çıkarız sahaya.
Neyse neyse ... Sonuç olarak her konuda ne yaparsak yapalım önce aynaya bakmalıyız. Önce kendimizi ayna da görmeliyiz. Başkalarına bir şeyler söylemeden önce kendi eksiklerimizi görmeli onları gidermeliyiz. Sürekli başkalarının kusurlarını aramak yerine, ara sıra da güzel olan şeyleri görmeli, güzelliklere karşı gözlerimizi açık tutmalıyız. İnanın başarılı olacağız.
Baktınız ki olmuyor bir köşeye çekilin çiçekleri sulayın… Bu aralar çiçek sulamak moda.


